Çiğdem Şekerci CHP'den İstifa Etti! "Atatürk’ün ilkelerinden asla vazgeçmeyeceğim"
Çiğdem Şekerci CHP'den İstifa Etti! "Atatürk’ün ilkelerinden asla vazgeçmeyeceğim"
CHP 27. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı ve Parti Okulu Eğitmeni Çiğdem Şekerci, demokrasi ve hukuk vurgusu yaparak CHP'den istifa ettiğini ve Yeni Parti'yi destekleme kararı aldığını duyurdu.
Haber Giriş Tarihi: 25.07.2026 20:35
Haber Güncellenme Tarihi: 25.07.2026 20:45
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.gundem67.com.tr/
CHP 27. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı ve Parti Okulu Eğitmeni Çiğdem Şekerci, kamuoyuna yaptığı yazılı açıklamayla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldığını duyurdu.
CHP 27. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı ve Parti Okulu Eğitmeni Çiğdem Şekerci, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldığını açıkladı. Şekerci, istifasının Atatürk'ün ilke ve devrimlerinden uzaklaşmak anlamına gelmediğini vurgulayarak, "Atatürk hiçbir siyasi partinin tekeline sığdırılamaz. Onun fikirleri evrenseldir ve yaşamım boyunca yolumu aydınlatmaya devam edecektir" dedi.
"İçim Yanarak CHP Üyeliğimden Ayrılıyorum"
CHP 27. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı ve Parti Okulu Eğitmeni Çiğdem Şekerci, kamuoyuna yaptığı yazılı açıklamayla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldığını duyurdu.
Şekerci, "Büyük bir üzüntüyle ve içim yanarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyorum." dedi.
"Savunduğumuz Değerlerle Yaşanan Süreç Bağdaşmıyor"
Kararının kolay alınmış bir karar olmadığını ifade eden Şekerci, yıllarca CHP çatısı altında hak, hukuk, adalet, demokrasi ve millet iradesini anlatmak için büyük emek verdiklerini belirtti.
Şekerci açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Yıllarca köy köy, mahalle mahalle dolaşarak vatandaşlarımıza hak, hukuk, adalet, demokrasi ve millet iradesini anlatmaya çalıştık. Bugün ise savunduğumuz bu değerlerle yaşanan sürecin bağdaşmadığını görmek, benim için en büyük üzüntü kaynağı olmuştur. İnandığımız ilkeler ile bugün karşı karşıya kaldığımız tablo arasındaki çelişki beni derinden yaralamıştır."
"Seçme ve Seçilme Hakkı Güvence Altında Olmalı"
Son dönemde yaşanan gelişmelerin kendi hukuk ve demokrasi anlayışıyla bağdaşmadığını ifade eden Şekerci, partililerin sandıkta ortaya koyduğu iradenin ve seçilmiş insanların seçilme haklarının yargı süreçleriyle tartışmalı hale gelmesinin demokratik hayat açısından ciddi bir endişe oluşturduğunu söyledi.
Açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Son dönemde yaşanan gelişmeler, benim hukuk ve demokrasi anlayışımla bağdaşmamaktadır. Partililerimizin sandıkta ortaya koyduğu iradenin ve seçilmiş insanların seçilme haklarının yargı süreçleriyle tartışmalı hale gelmesi, demokratik hayatımız açısından ciddi bir endişe kaynağıdır. Seçme ve seçilme hakkı demokrasinin temelidir. Bu hakkın önünde hiçbir engelin bulunmaması gerektiğine inanıyorum."
"YSK Kararlarının Etkisiz Hale Getirilmesi Hukuk Devletine Zarar Veriyor"
Şekerci, açıklamasında Yüksek Seçim Kurulu kararlarına da değinerek şu ifadeleri kullandı:
"Aynı şekilde, Yüksek Seçim Kurulu'nun verdiği kararların fiilen yok sayılması ya da etkisiz hale getirilmesi, hukuk devleti ilkesine zarar vermektedir. Siyasi görüşler farklı olabilir; ancak sandıkta ortaya çıkan iradeye ve seçilmişlerin meşruiyetine her koşulda saygı gösterilmesi bir zorunluluktur. Bugün ne yazık ki, hiç kimsenin seçme ve seçilme hakkının tam anlamıyla güvende olduğuna inanmıyorum. Bu durum, demokrasi adına hepimizi düşündürmelidir."
"Atatürk'ü Hiçbir Siyasi Partinin Tekeline Bırakmıyoruz"
Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılmasının Atatürk'ün fikirlerinden ve Cumhuriyet değerlerinden uzaklaşmak anlamına gelmeyeceğini vurgulayan Şekerci, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
"Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıyor olmam, hiçbir şekilde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirlerinden, ilke ve devrimlerinden uzaklaştığım anlamına gelmez. Atatürk'ü, Cumhuriyet'i ve onun çağdaş Türkiye idealini hiçbir siyasi partinin tekeline bırakmıyoruz. Çünkü Atatürk'ün fikirleri yalnızca bir partinin değil; bu milletin ortak vicdanının ve insanlığın ortak değerlerinin bir parçasıdır."
Şekerci, Atatürk'ün fikirlerinin evrensel olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"O'nun gösterdiği yol, Türkiye sınırlarına sığmayacak kadar evrenseldir. Demokrasiye, hukuka, laikliğe, bilime ve insan haklarına dayanan bu medeniyet anlayışı, dün olduğu gibi bugün de yolumu aydınlatmaya devam edecektir. Atatürk'e olan bağlılığım, Cumhuriyet'e olan inancım ve hukuk devletine olan güvenim hiçbir zaman değişmeyecektir. Atatürk'ün yolundan ayrılmam benim için asla mümkün değildir."
"Yeni Parti'yi Destekleme Kararı Aldım"
Şekerci, Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası alanda bağımsızlığının tescili olarak nitelendirdiği Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünde kurulan Yeni Parti'yi destekleme kararı aldığını açıkladı.
"Bu inançla, Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusunun dünyaya kabul ettirildiği Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünde kurulan ve ülkemiz adına yeni bir umut olacağına inandığım Yeni Parti'yi destekleme kararı aldım."
"Kimseyi Ötekileştirmeden Demokrasiye Katkı Sunmalıyız"
Demokrasi kültürü ve siyasi nezaket vurgusu yapan Şekerci, farklı siyasi görüşlerin doğal olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Demokrasiye olan inancım gereği herkesin, kendi vicdanı ve özgür iradesiyle istediği siyasi oluşumun içinde yer alma hakkına sahip olduğuna inanıyorum. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir; ancak kullandığımız dilin ve üslubun, en az savunduğumuz fikirler kadar önemli olduğuna inanıyorum. Birbirimize saygı duyarak, demokrasimizi güçlendirebileceğimize yürekten inanıyorum." dedi.
ŞEKERCİ'NİN AÇIKLAMASININ TAM METNİ;
"KAMUOYUNA
Büyük bir üzüntüyle ve içim yanarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyorum.
Yıllarca köy köy, mahalle mahalle dolaşarak vatandaşlarımıza hak, hukuk, adalet, demokrasi ve millet iradesini anlatmaya çalıştık. Bugün ise savunduğumuz bu değerlerle yaşanan sürecin bağdaşmadığını görmek, benim için en büyük üzüntü kaynağı olmuştur. İnandığımız ilkeler ile bugün karşı karşıya kaldığımız tablo arasındaki çelişki beni derinden yaralamıştır.
Son dönemde yaşanan gelişmeler, benim hukuk ve demokrasi anlayışımla bağdaşmamaktadır. Partililerimizin sandıkta ortaya koyduğu iradenin ve seçilmiş insanların seçilme haklarının yargı süreçleriyle tartışmalı hale gelmesi, demokratik hayatımız açısından ciddi bir endişe kaynağıdır. Seçme ve seçilme hakkı demokrasinin temelidir. Bu hakkın önünde hiçbir engelin bulunmaması gerektiğine inanıyorum.
Aynı şekilde, Yüksek Seçim Kurulu'nun verdiği kararların fiilen yok sayılması ya da etkisiz hale getirilmesi, hukuk devleti ilkesine zarar vermektedir. Siyasi görüşler farklı olabilir; ancak sandıkta ortaya çıkan iradeye ve seçilmişlerin meşruiyetine her koşulda saygı gösterilmesi bir zorunluluktur. Bugün ne yazık ki, hiç kimsenin seçme ve seçilme hakkının tam anlamıyla güvende olduğuna inanmıyorum. Bu durum, demokrasi adına hepimizi düşündürmelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıyor olmam, hiçbir şekilde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirlerinden, ilke ve devrimlerinden uzaklaştığım anlamına gelmez. Atatürk'ü, Cumhuriyet'i ve onun çağdaş Türkiye idealini hiçbir siyasi partinin tekeline bırakmıyoruz. Çünkü Atatürk'ün fikirleri yalnızca bir partinin değil; bu milletin ortak vicdanının ve insanlığın ortak değerlerinin bir parçasıdır.
O'nun gösterdiği yol, Türkiye sınırlarına sığmayacak kadar evrenseldir. Demokrasiye, hukuka, laikliğe, bilime ve insan haklarına dayanan bu medeniyet anlayışı, dün olduğu gibi bugün de yolumu aydınlatmaya devam edecektir. Atatürk'e olan bağlılığım, Cumhuriyet'e olan inancım ve hukuk devletine olan güvenim hiçbir zaman değişmeyecektir. Atatürk'ün yolundan ayrılmam benim için asla mümkün değildir.
Bu inançla, Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusunun dünyaya kabul ettirildiği Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünde kurulan ve ülkemiz adına yeni bir umut olacağına inandığım Yeni Parti'yi destekleme kararı aldım.
Demokrasiye olan inancım gereği herkesin, kendi vicdanı ve özgür iradesiyle istediği siyasi oluşumun içinde yer alma hakkına sahip olduğuna inanıyorum. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir; ancak kullandığımız dilin ve üslubun, en az savunduğumuz fikirler kadar önemli olduğuna inanıyorum. Birbirimize saygı duyarak, demokrasimizi güçlendirebileceğimize yürekten inanıyorum.
Kamuoyuna saygılarımla.
Çiğdem Şekerci CHP 27. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Çiğdem Şekerci CHP'den İstifa Etti! "Atatürk’ün ilkelerinden asla vazgeçmeyeceğim"
CHP 27. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı ve Parti Okulu Eğitmeni Çiğdem Şekerci, demokrasi ve hukuk vurgusu yaparak CHP'den istifa ettiğini ve Yeni Parti'yi destekleme kararı aldığını duyurdu.
CHP 27. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı ve Parti Okulu Eğitmeni Çiğdem Şekerci, kamuoyuna yaptığı yazılı açıklamayla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldığını duyurdu.
CHP 27. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı ve Parti Okulu Eğitmeni Çiğdem Şekerci, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldığını açıkladı. Şekerci, istifasının Atatürk'ün ilke ve devrimlerinden uzaklaşmak anlamına gelmediğini vurgulayarak, "Atatürk hiçbir siyasi partinin tekeline sığdırılamaz. Onun fikirleri evrenseldir ve yaşamım boyunca yolumu aydınlatmaya devam edecektir" dedi.
"İçim Yanarak CHP Üyeliğimden Ayrılıyorum"
CHP 27. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı ve Parti Okulu Eğitmeni Çiğdem Şekerci, kamuoyuna yaptığı yazılı açıklamayla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldığını duyurdu.
Şekerci, "Büyük bir üzüntüyle ve içim yanarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyorum." dedi.
"Savunduğumuz Değerlerle Yaşanan Süreç Bağdaşmıyor"
Kararının kolay alınmış bir karar olmadığını ifade eden Şekerci, yıllarca CHP çatısı altında hak, hukuk, adalet, demokrasi ve millet iradesini anlatmak için büyük emek verdiklerini belirtti.
Şekerci açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Yıllarca köy köy, mahalle mahalle dolaşarak vatandaşlarımıza hak, hukuk, adalet, demokrasi ve millet iradesini anlatmaya çalıştık. Bugün ise savunduğumuz bu değerlerle yaşanan sürecin bağdaşmadığını görmek, benim için en büyük üzüntü kaynağı olmuştur. İnandığımız ilkeler ile bugün karşı karşıya kaldığımız tablo arasındaki çelişki beni derinden yaralamıştır."
"Seçme ve Seçilme Hakkı Güvence Altında Olmalı"
Son dönemde yaşanan gelişmelerin kendi hukuk ve demokrasi anlayışıyla bağdaşmadığını ifade eden Şekerci, partililerin sandıkta ortaya koyduğu iradenin ve seçilmiş insanların seçilme haklarının yargı süreçleriyle tartışmalı hale gelmesinin demokratik hayat açısından ciddi bir endişe oluşturduğunu söyledi.
Açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Son dönemde yaşanan gelişmeler, benim hukuk ve demokrasi anlayışımla bağdaşmamaktadır. Partililerimizin sandıkta ortaya koyduğu iradenin ve seçilmiş insanların seçilme haklarının yargı süreçleriyle tartışmalı hale gelmesi, demokratik hayatımız açısından ciddi bir endişe kaynağıdır. Seçme ve seçilme hakkı demokrasinin temelidir. Bu hakkın önünde hiçbir engelin bulunmaması gerektiğine inanıyorum."
"YSK Kararlarının Etkisiz Hale Getirilmesi Hukuk Devletine Zarar Veriyor"
Şekerci, açıklamasında Yüksek Seçim Kurulu kararlarına da değinerek şu ifadeleri kullandı:
"Aynı şekilde, Yüksek Seçim Kurulu'nun verdiği kararların fiilen yok sayılması ya da etkisiz hale getirilmesi, hukuk devleti ilkesine zarar vermektedir. Siyasi görüşler farklı olabilir; ancak sandıkta ortaya çıkan iradeye ve seçilmişlerin meşruiyetine her koşulda saygı gösterilmesi bir zorunluluktur. Bugün ne yazık ki, hiç kimsenin seçme ve seçilme hakkının tam anlamıyla güvende olduğuna inanmıyorum. Bu durum, demokrasi adına hepimizi düşündürmelidir."
"Atatürk'ü Hiçbir Siyasi Partinin Tekeline Bırakmıyoruz"
Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılmasının Atatürk'ün fikirlerinden ve Cumhuriyet değerlerinden uzaklaşmak anlamına gelmeyeceğini vurgulayan Şekerci, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
"Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıyor olmam, hiçbir şekilde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirlerinden, ilke ve devrimlerinden uzaklaştığım anlamına gelmez. Atatürk'ü, Cumhuriyet'i ve onun çağdaş Türkiye idealini hiçbir siyasi partinin tekeline bırakmıyoruz. Çünkü Atatürk'ün fikirleri yalnızca bir partinin değil; bu milletin ortak vicdanının ve insanlığın ortak değerlerinin bir parçasıdır."
Şekerci, Atatürk'ün fikirlerinin evrensel olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"O'nun gösterdiği yol, Türkiye sınırlarına sığmayacak kadar evrenseldir. Demokrasiye, hukuka, laikliğe, bilime ve insan haklarına dayanan bu medeniyet anlayışı, dün olduğu gibi bugün de yolumu aydınlatmaya devam edecektir. Atatürk'e olan bağlılığım, Cumhuriyet'e olan inancım ve hukuk devletine olan güvenim hiçbir zaman değişmeyecektir. Atatürk'ün yolundan ayrılmam benim için asla mümkün değildir."
"Yeni Parti'yi Destekleme Kararı Aldım"
Şekerci, Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası alanda bağımsızlığının tescili olarak nitelendirdiği Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünde kurulan Yeni Parti'yi destekleme kararı aldığını açıkladı.
"Bu inançla, Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusunun dünyaya kabul ettirildiği Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünde kurulan ve ülkemiz adına yeni bir umut olacağına inandığım Yeni Parti'yi destekleme kararı aldım."
"Kimseyi Ötekileştirmeden Demokrasiye Katkı Sunmalıyız"
Demokrasi kültürü ve siyasi nezaket vurgusu yapan Şekerci, farklı siyasi görüşlerin doğal olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Demokrasiye olan inancım gereği herkesin, kendi vicdanı ve özgür iradesiyle istediği siyasi oluşumun içinde yer alma hakkına sahip olduğuna inanıyorum. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir; ancak kullandığımız dilin ve üslubun, en az savunduğumuz fikirler kadar önemli olduğuna inanıyorum. Birbirimize saygı duyarak, demokrasimizi güçlendirebileceğimize yürekten inanıyorum." dedi.
ŞEKERCİ'NİN AÇIKLAMASININ TAM METNİ;
"KAMUOYUNA
Büyük bir üzüntüyle ve içim yanarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyorum.
Yıllarca köy köy, mahalle mahalle dolaşarak vatandaşlarımıza hak, hukuk, adalet, demokrasi ve millet iradesini anlatmaya çalıştık. Bugün ise savunduğumuz bu değerlerle yaşanan sürecin bağdaşmadığını görmek, benim için en büyük üzüntü kaynağı olmuştur. İnandığımız ilkeler ile bugün karşı karşıya kaldığımız tablo arasındaki çelişki beni derinden yaralamıştır.
Son dönemde yaşanan gelişmeler, benim hukuk ve demokrasi anlayışımla bağdaşmamaktadır. Partililerimizin sandıkta ortaya koyduğu iradenin ve seçilmiş insanların seçilme haklarının yargı süreçleriyle tartışmalı hale gelmesi, demokratik hayatımız açısından ciddi bir endişe kaynağıdır. Seçme ve seçilme hakkı demokrasinin temelidir. Bu hakkın önünde hiçbir engelin bulunmaması gerektiğine inanıyorum.
Aynı şekilde, Yüksek Seçim Kurulu'nun verdiği kararların fiilen yok sayılması ya da etkisiz hale getirilmesi, hukuk devleti ilkesine zarar vermektedir. Siyasi görüşler farklı olabilir; ancak sandıkta ortaya çıkan iradeye ve seçilmişlerin meşruiyetine her koşulda saygı gösterilmesi bir zorunluluktur. Bugün ne yazık ki, hiç kimsenin seçme ve seçilme hakkının tam anlamıyla güvende olduğuna inanmıyorum. Bu durum, demokrasi adına hepimizi düşündürmelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıyor olmam, hiçbir şekilde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirlerinden, ilke ve devrimlerinden uzaklaştığım anlamına gelmez. Atatürk'ü, Cumhuriyet'i ve onun çağdaş Türkiye idealini hiçbir siyasi partinin tekeline bırakmıyoruz. Çünkü Atatürk'ün fikirleri yalnızca bir partinin değil; bu milletin ortak vicdanının ve insanlığın ortak değerlerinin bir parçasıdır.
O'nun gösterdiği yol, Türkiye sınırlarına sığmayacak kadar evrenseldir. Demokrasiye, hukuka, laikliğe, bilime ve insan haklarına dayanan bu medeniyet anlayışı, dün olduğu gibi bugün de yolumu aydınlatmaya devam edecektir. Atatürk'e olan bağlılığım, Cumhuriyet'e olan inancım ve hukuk devletine olan güvenim hiçbir zaman değişmeyecektir. Atatürk'ün yolundan ayrılmam benim için asla mümkün değildir.
Bu inançla, Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusunun dünyaya kabul ettirildiği Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünde kurulan ve ülkemiz adına yeni bir umut olacağına inandığım Yeni Parti'yi destekleme kararı aldım.
Demokrasiye olan inancım gereği herkesin, kendi vicdanı ve özgür iradesiyle istediği siyasi oluşumun içinde yer alma hakkına sahip olduğuna inanıyorum. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir; ancak kullandığımız dilin ve üslubun, en az savunduğumuz fikirler kadar önemli olduğuna inanıyorum. Birbirimize saygı duyarak, demokrasimizi güçlendirebileceğimize yürekten inanıyorum.
Kamuoyuna saygılarımla.
Çiğdem Şekerci
CHP 27. Dönem Zonguldak Milletvekili Adayı
Parti Okulu Eğitmeni"
En Çok Okunan Haberler