
Bilindiği gibi Nisan ayında Zonguldak tabip Odası (ZTO) seçimleri yapılacak. Mevcut yönetime alternatif olarak “Çağdaş Hekimler Grubu” yönetimi devralmak için bir girişim başlatmış bulunuyor. Bu kapsamda oda yönetiminde çeşitli uygulamalarla yeni bir anlayış sergileyeceklerini belirten gruba destek de büyüyor.
Çağdaş Hekimlere destek verenlerden biri de emekli başhakem Opr. Dr. Tunç Çelebi. Tunç Çelebi bu konuda yaptığı bir açıklamada şöyle dedi:
“Zonguldak’ta Tabip Odası Yönetiminin artık köklü bir değişime ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Geçmişte somut bir etkinlik ortaya koyamamış kadroların yeniden aday olması, mesleki örgütlülüğümüze güç katmayacaktır.
Türk Tabipleri Birliği üst yönetimiyle uyumlu, ilkeli ve kararlı bir çalışma anlayışının Zonguldak hekimleri ve kent sağlığı açısından önemli olduğuna inanıyorum. Ne yazık ki geçmiş dönemlerde bu uyum sağlanamamış; Zonguldak hekim örgütü çoğu zaman mesleki bağımsızlık yerine güç merkezlerine yakın durmayı tercih etmiştir.
Bu nedenle, programı, yaklaşımı ve temsil anlayışıyla Çağdaş Hekimler Grubu’nu destekliyorum. Kendilerine seçim sürecinde ve sonrasında başarılar diliyorum.
Zonguldak’ın sağlık alanında hak ettiği konuma ulaşması, hekimlerin özlük ve çalışma haklarının korunması ve daha ileriye taşınması konusunda anlamlı katkılar sunacaklarına inanıyorum.”
Opr. Dr. Tunç çelebi zonguldak7ın bir yanık hastanesi eksiği olduğuna da dikkat çekerek şu görüşlerini öne sürdü:
Zonguldak için Yanık Hastanesi Neden Önemli?
Zonguldak sanayi kimliğini koruyan, ağır çalışma koşullarının ve endüstriyel üretimin sürdüğü bir kenttir. Madencilik faaliyetleri geçmişe oranla azalmış olsa da organize sanayi bölgeleri, enerji üretim tesisleri, metal ve kimya sektörleri yanık riskini canlı tutmaktadır.
Yanık, sıradan bir travma değildir. Yanık hastası aynı anda yoğun bakım, cerrahi, enfeksiyon kontrolü ve metabolik destek gerektiren çok yönlü bir hastadır. İlk saatlerde doğru merkezde tedavi edilmemesi durumunda mortalite ve kalıcı sakatlık riski belirgin şekilde artar.
Bu nedenle Zonguldak ve çevre iller için izole alanda konumlanmış, bölgesel referans niteliğinde bir yanık hastanesi elzemdir
Neden?
1. Bölgesel Sağlık Güvenliği
Ağır yanık hastalarının başka illere sevk edilmesi hem zaman kaybına hem de klinik risk artışına neden olmaktadır. Özellikle ilk 24 saat tedavinin kalitesini belirler. Bölgemizde kurulacak donanımlı bir yanık hastanesi:
• Sevk ihtiyacını azaltacaktır.
• Kritik hastaların erken ve doğru müdahalesini sağlayacaktır.
• Olası sanayi kazalarında veya toplu yaralanmalarda hazır bir altyapı sunacaktır.
2. Uzmanlaşmış ve İzole Bir Tedavi Alanı
Yanık hastalarının tedavi edildiği ortam:
• Kontrollü ısı ve hijyen koşullarına sahip olmalı,
• Yoğun bakım donanımı içermeli,
• Enfeksiyon kontrolü açısından izole bir yapı sunmalıdır.
EKİ (Ereğli Kömürleri İşletmesi) Hastanesi ve Devlet Hastanesi’nin boş kalacağı öngörülürse, bu yapılardan birinde gerçekleştirilecek uygun düzenleme ve özel donanım katkısı ile 20–30 yataklı güçlü bir yanık merkezi ile başlangıç oluşturulabilir.
Bu yaklaşım, mevcut sağlık altyapısını etkin kullanarak kısa sürede hizmete geçmeyi mümkün kılar. Yeni ve yüksek maliyetli bir inşaat yerine, planlı ve teknik düzenlemelerle bölgesel bir referans merkezi kurulabilir.
3. Referans Merkez Olma Potansiyeli
Yanık tedavisi yalnızca akut dönemi kapsamaz. Rekonstrüksiyon, fonksiyonun korunması ve estetik onarım uzun soluklu bir süreçtir. Bu nedenle yanık hastanesinin plastik ve rekonstrüktif cerrahiyle güçlü bir koordinasyon içinde çalışması gerekir.
Bu noktada:
• Atatürk Devlet Hastanesi ile BEÜ Hastanesi arasında iş birliği sağlanması,
• Eğitim, araştırma ve ileri cerrahi uygulamaların entegre yürütülmesi,
• Uzmanlık eğitimi ve bilimsel üretimin desteklenmesi
merkezin niteliğini artıracaktır.
4. Kentin Sağlık Vizyonu
Yanık referans hastanesi bir servis yatırımı değil, bir vizyon adımıdır.
Sanayi kimliği taşıyan bir kentte, ağır travma ve yanık tedavisine yönelik güçlü bir merkezin bulunması; sağlık hizmetinin kalitesini artıracak, bölge halkına güven verecek ve Zonguldak’ı sağlık alanında daha görünür kılacaktır.
Bu merkez:
• Sadece tedavi eden değil,
• Eğitim veren,
• Bilim üreten,
• Afetlere hazır bir yapı olmalıdır.
Sonuç
Zonguldak için yanık hastanesi ihtiyacı teorik değil, somuttur.
Bölgesel ölçekte planlanmış, izole alanda konumlandırılmış, plastik ve rekonstrüktif cerrahiyle koordineli çalışan bir yanık hastanesi; hem sağlık güvenliği hem de bilimsel gelişim açısından kente önemli katkı sağlayacaktır.
Bu öneri bir bina talebi değil, mevcut atıl yapılarla bölgesel sağlık hizmetinin niteliğini yükseltmeye yönelik sade bir hekim görüşüdür.
Örnekteki iki hastane düşünülmez ise de bir önceki yazımda belirttiğim Eski SSK hastanesine önerdiğim yapılanmaya ilave bu yapılanma da ilave edilir.
Ancak şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim:
Ortaya koyduğum düşünce, “yıkalım, yeniden yapalım” anlayışından farklıdır. Benim yaklaşımım, mevcut değerlerimizi koruyarak onlara nitelik kazandırmak, var olan altyapıyı akılcı biçimde dönüştürmek yönündedir.
Tam da bu nedenle, mevcut kaynakları değerlendirmeyi esas alan bu önerinin, alışılmış büyük ölçekli yeni yapı anlayışına kıyasla daha mütevazı ama daha rasyonel bir çizgide durduğunu düşünüyorum. Bu yaklaşımın, hâkim yönetim refleksleriyle ne ölçüde örtüşeceği konusunda ise tereddüt taşıdığımı da açıkça belirtmek isterim.
Yine de bir hekim olarak kanaatim şudur:
Gerçek kalkınma, her defasında sıfırdan başlamak değil; eldeki değeri tanımak ve onu geliştirmektir.