Okul saldırısı Türkiye’yi sarstı: Zonguldak’ta protesto!

Şanlıurfa Siverek'te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eski öğrencinin silahlı saldırısında 16 kişi yaralandı. Zonguldak'ta Eğitim İş, Tüm Eğitim Çalışanları ve Hürriyetçi Eğitim Sendikaları ortak açıklama yaparak güvenlik zaafiyetine dikkat çekti. Sendikalar, 15-16 Nisan'da iş bırakma kararı aldı.

Haber Giriş Tarihi: 15.04.2026 21:02
Haber Güncellenme Tarihi: 15.04.2026 21:02
https://www.gundem67.com.tr/

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda 16 kişinin yaralanması Türkiye gündemine otururken, Zonguldak’ta Eğitim İş Sendikası, Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası ve Hürriyetçi Eğitim Sendikası olarak Madenci Anıtı önünde ortak eylem yaparak basın açıklamasında bulundular.

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı Türkiye gündemine oturdu. Av tüfeğiyle gerçekleştirilen saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis ve 1 kantin işletmecisi olmak üzere toplam 16 kişi yaralanması olayının ardından saldırıyı kınamak için Madenci Anıtı önünde sendikalar saldırıyı kınadı.

“HER İHMAL, YENİ BİR FELAKETİN HABERCİSİDİR”

Sendikalar tarafından yapılan ortak basın açıklamasın da ilk olarak konuşma yapan Zonguldak Hürriyetçi Eğitim Sendikası Şube Başkanı Cengiz Barış Deveci açıklamasında şu ifadeleri kullandı; “

“Eğitimde şiddet olayları, neredeyse her geçen gün yeni bir vakayla karşımıza çıkmaya devam etmektedir. Daha geçtiğimiz günlerde, henüz acısı dinmemiş, toprağı kurumamış olan öğretmenimiz Fatma Nur Çelik, eğitim yuvalarımızdaki açık güvenlik zaafiyetlerinin ve alınmayan önleyici tedbirlerin kurbanı olarak menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu acı olaydan ders çıkarılmadığı ortadadır. İhmaller zinciri devam etmiş; bu kez Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen olayda birçok öğrenci ve öğretmen yaralanmıştır. Söz konusu olayda toplam 16 kişi yaralanmış; yaralananların 4’ü öğretmen, 10’u öğrenci, 1’i polis memuru ve 1’i kantin görevlisidir. Herhangi bir can kaybının yaşanmamış olması tek teselli olarak görülse de, bu durum yaşanan vahameti ortadan kaldırmamaktadır. Bu olay, eğitim kurumlarımızın güvenliğinin sağlanamadığını açık ve tartışmasız şekilde ortaya koymuştur. Saldırganın olay öncesinde sosyal medya üzerinden saldırı gerçekleştireceğine dair açık paylaşımlar yaptığı bilinmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmamış olması, yalnızca bir eksiklik değil, açık bir ihmal ve sorumluluk zafiyetidir. Risklerin önceden görülmesine rağmen harekete geçilmemiş olması kabul edilemez. Eğitimde şiddet sıradanlaştırılamaz. Her ihmal, yeni bir felaketin habercisidir. Eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin can güvenliği sağlanmadan sağlıklı bir eğitim ortamından söz edilmesi mümkün değildir. Hürriyetçi Eğitim Sen olarak; eğitim kurumlarında güvenlik sağlanana, gerekli tüm önlemler eksiksiz şekilde hayata geçirilene kadar sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz.”

“FATMA NUR ÇELİK’İN ACISINI HÂLÂ İÇİMİZDE”

Ardından söz alan Eğitim Sen Zonguldak Şube Başkanı Murat Durmuş, “Bugün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesi Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde hepimizi derinden sarsan ağır bir saldırı yaşanmıştır. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin okulun eski öğrencisi olduğu, saldırının ardından yaşamına son verdiği, saldırıda aralarında hayati tehlikesi olan eğitim emekçileri de olmak üzere, öğrenciler ve kamu görevlileri dâhil 17 kişinin yaralandığı yetkililer tarafından açıklanmıştır. Tek başına bir “şiddet vakası” olarak değerlendirilemeyecek olan bu elim hadise, içinde bulunduğumuz sistemin derin çelişkilerini ve çözülme halini açık biçimde ortaya koymaktadır. Daha geçtiğimiz ay İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik’in acısını hâlâ içimizde taşırken, böylesine bir trajedinin yeniden yaşanması şiddetin eğitim kurumlarda ne denli yapısal bir sorun haline geldiğini göstermektedir. Yaşanan bu vahim saldırıda yaralanan eğitim emekçilerine ve öğrencilere acil şifalar diliyor, tüm eğitim emekçilerine, öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Eğitim Sen olarak, bugün en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerini ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve yöneticileri kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz. Eğitimin kamusal niteliğini savunmaya ve okulları şiddetin değil yaşamın, kamusal, bilimsel, laiklik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitimin alanı haline getirmek için mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz. “

“YETKİLİLERİ DERHAL SOMUT, KALICI VE CAYDIRICI ADIMLAR ATMAYA DAVET EDİYORUZ”

Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası Şube Başkanı Muhammed Esim ise “Henüz yüreğimizde Fatma Nur Çelik öğretmenimizin acısı tazeliğini korurken, Şanlıurfa Siverek’te bulunan bir okulumuzda gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu çok sayıda eğitim çalışanı ve öğrencimizin yaralanması, eğitim kurumlarımızın nasıl büyük bir güvenlik zaafiyeti ve tehdidi altında olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Dün yaşanan elim olayla birlikte çok açık bir şekilde anlaşılmıştır ki; bu şiddet olayları artık ne bir tesadüf ne de münferit vakalar olarak değerlendirilebilir. Bu yaşananlar, yıllardır görmezden gelinen ve okullarımızda derinleşen güvenlik sorununun açık ve doğrudan sonucudur. Bu ülkede eğitim çalışanlarına ve öğrencilerimize yönelik şiddet; yalnızca dün yaşanan olayla sınırlı değildir. Sayısını artık hatırlayamadığımız kadar bir çok olayda eğitim çalışanlarımız, darp edilmiş, yaralanmış, hatta hayatını kaybetmiştir. Aynı şekilde öğrencilerimiz de okul içinde ve okul dışında şiddetin hedefi haline gelmekte; güvenli olması gereken eğitim ortamları, giderek riskli alanlara dönüşmektedir. Ancak yaşanan her olaydan sonra aynı cümleler kurulmuş, aynı sözler verilmiş; ancak kalıcı ve caydırıcı önlemler alınmadığı için aynı acılar tekrar tekrar yaşanmıştır. Bu acı olay bir kez daha göstermiştir ki; okullarımızda güvenlik sorunu artık ertelenemez; ivedilikle çözülmesi gereken hayati bir sorun haline gelmiştir. Elimizdeki verilere göre, bugün özel okullar hariç yaklaşık 64.000 okul ve kurumumuzda kadrolu güvenlik görevlisi bulunmamaktadır. Tüm bu gerekçeler ile Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası olarak; eğitimde artan şiddete karşı sesimizi yükseltmek, güvenli okul talebimizi güçlü bir şekilde haykırmak için 15-16 Nisan 2026 tarihlerinde Türkiye genelinde 2 (iki) gün süreyle iş bırakıyoruz. Yetkilileri derhal somut, kalıcı ve caydırıcı adımlar atmaya davet ediyoruz.

“SİLAHLI SALDIRI; NE BİR KAZA NE DE MÜNFERİT BİR OLAYDIR”

Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi kandı gerektiğini vurgulayan Eğitim İş Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Çataklı, “Bugün burada hesap sormak için bulunuyoruz. Çünkü okullar kan gölüne dönüyor, ama sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olaydır. Bu saldırı, eğitimin ve öğretmenin yıllardır sistemli biçimde değersizleştirildiğinin, gençliğin geleceksizleştirildiğinin ve okulların bile isteye sahipsiz bırakıldığının açık ilanıdır. 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık “münferit” denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönmüştür. Sorumluluk almayanlardır. Buradan bir kez daha açıkça uyarıyoruz: Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır. Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz. Eğer bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir.”dedi

Basın açıklamasının ardından toplanan sendika üyeleri ve sivil toplum kuruluş temsilcileri Valilik önüne kadar sloganlar eşliğinde yürüyüş düzenledi.