Emeğin ve Kömürün başkentinde 3 günlük zirve sona erdi!

Zonguldak'ta düzenlenen 24. Uluslararası Kömür Kongresi'nde yayımlanan sonuç bildirgesinde; maden kazalarının kader olmadığı, 'sıfır ölüm' hedefi, adil enerji dönüşümü, liyakat ve yerli kaynakların bilimsel kullanımı vurgulandı.

Haber Giriş Tarihi: 26.09.2026 12:50
Haber Güncellenme Tarihi: 26.09.2026 12:56
https://www.gundem67.com.tr/

Zonguldak’ta ​üç gün süren yoğun oturum ve panellerin ardından tamamlanan Türkiye 24. Uluslararası Kömür Kongresi ve Sergisi'nin sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı.

Doç. Dr. Serdar Yılmaz tarafından okunan bildirgede, maden kazalarının kader olarak kabul edilemeyeceği vurgulanırken, enerji arz güvenliği, adil dönüşüm ve liyakat temelli kamu madenciliği konularına dikkat çekildi.

​Zonguldak'ın ev sahipliğinde TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi organizasyonuyla gerçekleştirilen kongre, yaklaşık yarım asırlık birikimiyle sektörün geleceğine ışık tuttu. 14'ü yabancı olmak üzere toplam 405 delegenin katıldığı, 27 kurumun stant açtığı dev organizasyonda 46 bildiri sunuldu ve 3 ana panel düzenlendi. Kongrenin kapanış oturumunda okunan 15 maddelik sonuç bildirgesi, hem sektörün teknik sorunlarına hem de toplumsal ve kamusal sorumluluklara dair hayati uyarılara ev sahipliği yaptı.

​Kömürün Geleceği ve Enerji Arz Güvenliği Ön Planda

​Dünya genelinde enerji politikalarının bir dönüşüm sürecinden geçtiği belirtilen bildirgede, iklim değişikliğiyle mücadeleye rağmen kömürün kısa ve orta vadede küresel enerji arzındaki önemini koruduğu ifade edildi. Enerji arz güvenliği, jeopolitik krizler ve dalgalanan piyasa koşulları doğrultusunda Türkiye'nin kendi doğal kaynaklarını bilimsel ve teknolojik imkânlarla değerlendirmesinin bir zorunluluk olduğu vurgulandı.

​Küresel İklim Politikaları Ve Türkiye İçin Adil Dönüşüm

​İklim değişikliğiyle mücadelenin küresel çaptaki önemine değinilen bildirgede, kömürden çıkış politikalarının sadece karbonsuzlaşma hedefiyle yürütülemeyeceği kaydedildi. Türkiye'nin enerji dönüşümünü planlarken elektrik üretiminin sürekliliğini, sanayinin ihtiyacını, maden havzalarının ekonomik yapısını ve çalışanların geleceğini güvence altına alacak bir "adil dönüşüm" modelini benimsemesi gerektiği aktarıldı.
​Yerli Kaynakların

Değerlendirilmesi ve Katma Değerli Üretim

​Ülkemizin sahip olduğu kömür rezervlerinin dışa bağımlılığı azaltma noktasında kilit rol oynadığı belirtildi. Düşük kalorili kömürlerin yalnızca elektrik üretimi için değil; gazlaştırma, sıvılaştırma teknolojileri, karbon bazlı ürünler ve katma değerli kullanım alanları için de değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek, AR-GE çalışmalarına ve üniversite-sanayi iş birliklerine daha fazla kaynak ayrılması çağrısında bulunuldu.

​Akademik ve Mesleki Hafızanın Korunması

​Zonguldak ve Türkiye'nin diğer kömür havzalarında onlarca yılda biriken akademik ve teknik tecrübenin geleceğin madencilik politikaları için paha biçilemez bir kaynak olduğu hatırlandı. Maden mühendislerinin, akademisyenlerin ve maden emekçilerinin bilgi birikiminin genç kuşaklara aktarılması ve bilimsel hafızanın korunması gerektiği dile getirildi.

​Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliğinde Sıfır Ölüm Hedefi

​Kongrenin en çarpıcı mesajlarından biri iş sağlığı ve güvenliği alanında verildi. Türkiye'nin geçmişten bugüne Armutçuk, Soma, Ermenek, Amasra gibi havzalarda çok sayıda can kaybı verdiği hatırlatılarak, madenlerdeki ölümlerin "kader" olarak görülemeyeceği net bir dille ifade edildi. "Sıfır ölüm" ilkesinin sektörün ana çalışma prensibi yapılması, denetim, havalandırma, tahkimat ve acil durum sistemlerinin sürekli yenilenerek kalıcı bir iş güvenliği kültürü oluşturulması gerektiği kaydedildi.

​Maden Facialarının Anatomisi Ve Sosyal Destek Mekanizmaları

​Maddeler arasında maden kazalarının teknik, teknolojik, örgütsel ve mevzuat boyutlarıyla bütünsel olarak ele alınması gerekliliği yer aldı. Kazaların ardından sadece sorumluların belirlenmesinin yeterli olmadığı, tekrarları önleyecek yapısal tedbirlerin alınması gerektiği vurgulandı. Ayrıca faciaların yarattığı derin toplumsal travmalara karşı madenci aileleri ve bölge halkı için uzun süreli sosyal ve psikolojik destek mekanizmalarının kurulması istendi.

​Madencilik Politikaları ve Kamusal Anlayış

​Madenciliğin günlük siyasi kararlarla veya kısa vadeli ekonomik yaklaşımlarla yönetilemeyecek kadar uzun soluklu bir sektör olduğu belirtildi. Maden kaynaklarının kamu yararı gözetilerek etkin kullanılması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiği ifade edildi.

​Türkiye Taşkömürü Kurumu ve Zonguldak Halkının Geleceği

​Zonguldak'ın taşkömürü madenciliğindeki tarihsel ve kültürel yerine dikkat çekilen bildirgede, Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun (TTK) sahip olduğu teknik altyapı ve birikimle desteklenmesi gerektiği aktarıldı. Kurumun üretim kapasitesini artıracak kamusal planlamaların yapılması, teknik iş gücü açığının giderilmesi ve genç mühendis ile maden emekçilerinin sektöre kazandırılmasının bölgesel kalkınma için kritik olduğu vurgulandı.

​Üretim, İstihdam Ve Nitelikli İş Gücü Yetiştirilmesi

​Madenciliğin geleceğinin sadece üretim miktarı üzerinden okunamayacağı, sektörün sürdürülebilirliği için nitelikli mühendis, tekniker ve kalifiye eleman yetiştirilmesinin şart olduğu kaydedildi. Enerji dönüşüm süreçlerinin bölgesel istihdam üzerindeki olası etkilerinin önceden analiz edilerek çalışanların haklarının korunması gerektiği belirtildi.

​Doğayı Ve İnsanı Merkeze Alan Çevre Dostu Madencilik

​Çevrenin korunmasının madencilik faaliyetlerinin temel bir sorumluluğu olduğu hatırlatıldı. Doğal kaynakların, bilim ve teknolojinin olanaklarından yararlanılarak insana, çevreye ve gelecek kuşaklara zarar vermeyecek yöntemlerle çıkarılması ve işlenmesi gerektiği ifade edildi.

​İleri Teknolojiler Ve Kömürün Çok Yönlü Kullanımı

​Kömür kullanımından kaynaklanan emisyonların azaltılması amacıyla ileri teknolojilerin desteklenmesi gerektiği bildirildi. Kömürün stratejik bir ham madde olarak görülüp değerlendirilmesinin ülke ekonomisine çok yönlü katkı sunacağı kaydedildi.

​Kamusal Kurumlarda Liyakat Ve Uzmanlık Vurgusu

​Madencilik sektöründe güvenli, verimli ve sürdürülebilir üretimin anahtarının kamu kurumlarındaki liyakat ve kurumsal hafıza olduğu vurgulandı. Yönetim ve teknik kadroların atanmasında uzmanlık, tecrübe ve bilimsel yetkinliğin temel kriter olması gerektiği, yüksek risk taşıyan bu alanda karar süreçlerinin bilimsel verilere dayanmasının kamu yararı açısından şart olduğu belirtildi.

​Kömür Havzalarının Bütüncül Geleceği

​Kömür üretiminin geleceğine dair alınacak kararların kentlerin sosyal ve ekonomik dokusundan bağımsız düşünülemeyeceği aktarıldı. Zonguldak gibi madencilikle bütünleşmiş kentlerde uygulanacak politikaların istihdamı, kent ekonomisini ve sosyal yaşamı bir bütün olarak ele alması gerektiği kaydedildi.
​Üniversite Ve Sektör İş Birliğinin Güçlendirilmesi
​Kongrenin akademisyenler, kamu temsilcileri, özel sektör ve maden emekçilerini bir araya getiren güçlü bir platform olduğuna işaret edilerek; üniversitelerde üretilen bilimsel bilginin sahaya aktarılması, sahadaki gerçek sorunların ise akademik araştırmalara konu edilerek ortak AR-GE çalışmalarının artırılması gerektiği ifade edildi.

​Ortak Akıl Ve Bilimsel Yaklaşım Çağrısı

​Sonuç bölümünde ise Türkiye'nin enerji geleceğine ilişkin kararların günübirlik politikalarla değil, bilimsel veriler ve uzun vadeli planlamalarla alınması gerektiği bir kez daha yinelendi. Kömür politikaları belirlenirken bilim insanlarının, mühendislerin, maden emekçilerinin, sendikaların, meslek örgütlerinin ve yerli halkın görüşlerinin dikkate alınması istendi. Kapanışta, kömürün geleceğini bilim, teknoloji, emek ve çevre ekseninde şekillendirme temennisiyle, geçmişten bugüne yaşamını yitiren tüm maden emekçileri saygıyla anıldı.