
Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanı Burak Erol, kamuoyunda tartışılan yatırım fonlarına ilişkin gelişmelerin tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirtti.
Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanı Burak Erol, kamuoyunda tartışılan yatırım fonlarına ilişkin gelişmelerin tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirterek, “Milletimizin alın terinin, tasarrufunun ve geleceğinin söz konusu olduğu böylesine büyük bir meselede paranın izi sonuna kadar takip edilmelidir” dedi.
Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanı Burak Erol, “Fon Krizinde Gerçekler Tüm Yönleriyle Ortaya Çıkarılmalıdır” başlığıyla yazılı açıklama yaptı.
Erol, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verildiğini hatırlattı. SPK, 23 Eylül'deki açıklamasında söz konusu fonlardaki tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 kişi olduğunu bildirmişti.
Erol yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
FON KRİZİNDE GERÇEKLER TÜM YÖNLERİYLE ORTAYA ÇIKARILMALIDIR
Türkiye günlerdir, yüz binlerce vatandaşımızın birikimlerini doğrudan ilgilendiren son derece ciddi bir fon kriziyle karşı karşıyadır.
SPK tarafından 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmış olması ve devam eden adli soruşturmalar, meselenin büyüklüğünü açıkça ortaya koymaktadır.
Milletimiz hayat pahalılığı altında ezilirken, emeklimiz ve asgari ücretlimiz ay sonunu getirebilmek için hesabını kuruşuna kadar yapmak zorunda kalırken; sermaye piyasalarında böylesine büyük meblağların tartışıldığı bir tablonun ortaya çıkması asla sıradanlaştırılamaz.
Burada sorulması gereken temel soru şudur:
Bu sistem nasıl kuruldu, nasıl büyüdü, kimler buna göz yumdu ve kimler bundan menfaat sağladı?
Mesele yalnızca birkaç şirketin, birkaç yöneticinin ya da birkaç ismin soruşturulmasıyla sınırlandırılmamalıdır.
Siyasi bağlantı iddialarından bürokrasiye, danışmanlardan sermaye piyasalarının düzenleme ve denetiminden sorumlu kurumlara kadar kamuoyunda gündeme gelen bütün iddialar, hiçbir isim ve makam gözetilmeksizin araştırılmalıdır.
Özellikle kamu gücünü kullananların; ihale, kaynak tahsisi, izin, düzenleme ve denetim yetkisine sahip kişilerin mal varlıklarındaki açıklanamayacak artışların üzerine kararlılıkla gidilmelidir.
Çünkü milletin devlete olan güveni ancak şeffaflıkla korunabilir.
Saadet Partisi olarak açıkça ifade ediyoruz:
Bu mesele birkaç istifa veya “görevden af” talebiyle kapatılamaz.
Kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun; kamu görevini kişisel menfaat sağlamak amacıyla kullandığına ilişkin somut delil bulunan herkes bağımsız yargı önünde hesap vermelidir.
Aynı şekilde hiçbir kişi de yalnızca siyasi veya toplumsal bağlantıları üzerinden suçlu ilan edilmemeli; soruşturmalar somut delillere, hukuka ve masumiyet karinesine dayanmalıdır.
Türkiye’nin ihtiyacı isimlere göre değişen bir hukuk anlayışı değildir.
Hukuk muhalife başka, iktidara başka işlemez.
Adaletin terazisi makamı, unvanı ve siyasi yakınlığı tartmaz.
Milletimizin alın terinin, tasarrufunun ve geleceğinin söz konusu olduğu böylesine büyük bir meselede beklentimiz nettir:
Paranın izi sonuna kadar takip edilmeli, siyasi ve bürokratik bağlantılar varsa ortaya çıkarılmalı, ihmali veya suçu bulunan herkes hukuk önünde hesap vermelidir.
Hiç kimse milletin parasından, devletin imkânlarından ve kamu gücünden kendisine bir servet düzeni kuramaz.
Bu dosyanın üzerinin örtülmesine de unutturulmasına da müsaade edilmemelidir.
Kamuoyu adına sürecin takipçisi olacağız.