
2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla Kdz. Ereğli Kent Konseyi tarafından “Pedallarımız dostluk ve umut için dönsün!” sloganıyla bisiklet turu düzenlendi.
Saat 10.30’da Kdz. Ereğli Yöresel Dernek Evleri önünden başlayan etkinlik, Atatürk Anıtı önünde sona erdi. Yoğun katılımın olduğu turda, otizmli bireylere dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedeflendi.
Katılım Yoğundu
Kdz. Ereğli Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Seda Kamile Kar’ın açılış konuşmasını yaptığı etkinliğe, Ankara Kent Konseyi Bisiklet Meclisi Başkanı Murat Görücü ile Ankara Can Medya sahibi gazeteci Mehmetcan Çetin de katıldı.
“Toplumda ve Trafikte Varız” Mesajı
Etkinliğin ardından Atatürk Anıtı önünde açıklamalarda bulunan Ankara Kent Konseyi Bisiklet Meclisi Başkanı Murat Görücü, verilen mesajın önemine dikkat çekti.
Görücü, “Otizmli bireyler nasıl ‘biz de bu toplumun bir parçasıyız’ diyorsa, biz bisikletliler de ‘biz de bu toplumda ve trafikte varız’ diyoruz” ifadelerini kullandı.
Görücü, Otizmli bireylerin önündeki en büyük engelin; farklılıkları değil, toplumsal farkındalık eksikliği ve yetersiz düzenlemeler olduğunu vurgulayarak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“2 Nisan Otizm Farkındalık Günü
Bugün, 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü’nde bir araya gelerek yalnızca farkındalık oluşturmak için değil; otizmli bireylerin eşit, onurlu ve kabul görmüş bir yaşam hakkını savunmak ve gerçekleştirdiğimiz bisiklet turu ile bu sesi daha geniş kitlelere ulaştırmak için buradayız.
Bu anlamlı etkinlikte güçlü bir ortak mesaj veriyoruz:
Otizmli bireyler nasıl “biz de bu toplumun bir parçasıyız” diyorsa, biz bisikletliler de “biz de bu toplumda ve trafikte varız” diyoruz.
Otizm bir hastalık değil; bireylerin dünyayı farklı algıladığı ve deneyimlediği bir gelişim biçimidir. Ancak bu farklılık, yeterince anlaşılmadığında; eğitimden sosyal yaşama, kamusal alanlardan istihdama kadar pek çok alanda engellere dönüşmektedir.
Bugün açıkça ifade ediyoruz:
Otizmli bireylerin önündeki en büyük engel; farklılıkları değil, toplumsal farkındalık eksikliği ve yetersiz düzenlemelerdir.
Bizler biliyoruz ki bir toplumun gelişmişliği; en kırılgan bireylerinin ne kadar görünür, ne kadar güvende ve ne kadar eşit olduğuyla ölçülür.
Tam da bu noktada, savunduğumuz bir başka temel hak ile güçlü bir bağ kuruyoruz:
Erişilebilir ve güvenli şehirler.
Nasıl ki biz bisikletliler trafikte görünür olmak, güvenli yollar kullanmak ve kamusal alanları özgürce paylaşmak istiyorsak;
otizmli bireyler de anlaşılmak, kabul görmek ve güvenle var olmak istemektedir.
Bisiklet sürmek yalnızca bir ulaşım tercihi değil; aynı zamanda özgürlük, denge ve uyumun bir ifadesidir.
Tıpkı toplumun da farklılıklarla birlikte uyum içinde var olabilmesi gerektiği gibi…
Gürültünün azaltıldığı, güvenli alanların oluşturulduğu, duyusal hassasiyetlerin gözetildiği ve herkes için erişilebilir şekilde planlanmış şehirler;
hem otizmli bireyler hem de tüm toplum için daha yaşanabilir bir hayat demektir.
Bisiklet ise sadece bir spor aracı değil; sağlıklı yaşamı, çevre duyarlılığını, turizmi, kültürü ve toplumsal dayanışmayı destekleyen güçlü bir ulaşım aracıdır.
Bisikletliler; önemli gün ve haftalarda, toplumsal olaylarda farkındalık oluşturmak, dikkat çekmek ve toplumsal hassasiyetlerini göstermek konusunda güçlü bir rol üstlenmektedir.
Bu yönüyle bisikletli etkinlikler, özellikle böyle anlamlı günlerde düzenlendiğinde; hem farkındalık oluşturmakta hem de geniş kitlelere ulaşmada etkili bir rol üstlenmektedir.
Toplumsal hafızada yer eden bu özel günler, bisikletin sosyal ve kamusal gücünü görünür kılmakta; birlik ve beraberliği güçlendirmektedir.
Çünkü biliyoruz ki:
Bisiklet sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda güçlü bir farkındalık aracıdır.
Ve biz bugün burada;
hem otizmli bireyler için hem de daha adil, daha güvenli ve daha kapsayıcı şehirler için birlikte ses veriyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."